# Otizmli bireyler asla size bakmaz, göz kontağı kurmazlar.
# Otizmli bireylerin %75-80’i zihinsel engellidir.
# Eğitimle kaydedilen İlerleme bireyin otizmi olmadığı anlamına gelir.
# Otizmli bireyler konuşmaz ya da konuşamazlar.
# Otizm zamanla geçer.
# Otizmli bireyler öğrenemezler.
# Otizmli bireyler duyguları anlamaz, fiziksel temastan hoşlanmaz ve duyguları anlamadığı için göstermezler.
# Otizmli bireyler arkadaş istemezler.
# Otizmli bireyler yaşıtlarını ya da yetişkinleri anlamaz, duygudaşlık kuramazlar.
# Otizmli bireyler kendi çıkarları için karşısındaki bireyleri kullanır.
# Otizmli bireyler isterlerse konuşabilirler.
# Otizmli bireyler gülmezler.
# Otizmli bireyler etrafındaki diğer bireyleri anlamaz ya da yetişkinlerden ipuçlarını kapamazlar.
# Otizmli birey daha önce yapabildiği bir şeyi tekrarlamıyorsa bu onun şımarık, asi ya da inatçı olamsından dolayıdır.
# Otizm duygusal bir bozukluktur.
# Otizmli çocukların hayal gücü yoktur.
# Otizmin olmasının sebebi ailelerdir.
# Otizm az rastlanılan bir bozukluktur.
# Bütün otizmli çocuklar aynıdır.
# Tüm otizmli çocuklar resimler halinde düşünür.
# Otizmli bireylerin potansiyelleri ve becerileri sınırlıdır.
# Bütün otizmli çocuklarda öğrenme güçlüğü vardır.
# Otizmli bir çocuğun içinde bir dahi yatmaktadır.
Günümüzde her 100 çocuktan birini etkilediği bilinen ve pek çok
ailenin hayatının altüst olmasına yol açan bu bozukluğun yirminci
yüzyılın ortalarına kadar bir adı bile yoktu. 1943′te Dr. Leo Kanner 11
çocuk üzerinde yaptığı çalışmalar sonunda literatüre ‘Erken Çocukluk
Otizmi’ terimini kazandırdı. Aynı yıllarda Hans Asperger bugün Asperger
Sendromu olarak bilinen, aynı bozukluğun daha hafif bir biçimini
tanımladı. Kanner üzerinde çalıştığı 11 çocukta, sosyal ilişki kuramama,
dili iletişim için kullanmama, ekolali, tekrarlayıcı davranışlar,
değişiklikleri tolere edememe gibi günümüzde de tanı kriterleri içinde
olan özellikler yanında, geçerliliğini yitirmiş bazı özellikler de tarif
etmiştir. Otizm DSM-III tanı sınıflamasına kadar çocukluk çağı
psikozları arasında yerini almıştır. Yıllar süren değerlendirmeler
sonunda araştırmacılar, otizm ile çocukluk şizofrenisinin ayrı
bozukluklar olduğu konusunda birleşmişlerdir ve otizm resmi bir
sınıflama terimi olarak DSM-III’e girmiştir. 1994 yılında DSM-IV
(Uluslararası Ruhsal Hastalıklar Tanı ve istatistik El Kitabı) içinde
Yaygın Gelişimsel Bozukluklar (günümüzde Otistik Spektrum Bozuklukları
terimi daha çok kullanılmaktadır) başlığı altında yerini almıştır. Rett
Sendromu, Çocukluk Çağı Desintegratif Bozukluk, Asperger Sendromu ve
Başka Türlü Adlandırılamayan Yaygın Gelişimsel Bozukluk / Atipik Otizm
de bu başlık altındadır.
